ANASAYFA|

AVRUPA BİRLİĞİ YENİLENEBİLİR ENERJİYE NASIL BAKIYOR?

ABnin Yenilenebilir Enerji Kaynakları Mevzuatının temelinde Avrupa Konseyi ve Parlamentosunun 27.09.2001 tarihli ve 2001/77/EC sayılı direktifi yer almaktadır. Bu direktife göre, Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriğin kullanımının artması, Birleşmiş Milletlerin (BM) iklim değişimi konusundaki Kyoto Protokolüne uymasında ihtiyaç duyulan ölçüm paketinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır ilkesi yatmaktadır. Yine bu direktife göre, Yenilenebilir kaynaklardan sağlanan elektriğin pazar durumunun artmasını orta dönemde sağlamak için tüm üye ülkelerin bu konudaki hedeflerini belirlemesi gerekmektedir. Bu belirleyici hedefler Kyoto Protokolünün iklim değişimiyle ilgili kararına uyum göstermelidir diyen emredici kuralları da mevzuata eklenmiştir.

Türkiye artık zımnen kabul etmiş olduğu Kyoto Protokolü’ne imza atmistir.
 
AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu, yenilenebilir kaynakların kullanılması için bağlayıcı hedefler ortaya koymuştur. Buna göre, birincil enerji kaynakları, yani genel enerji bazında, “Komisyon üye ülkelerin hedeflerine ulaşmasında ve komite kararına göre üye ülkelerin 2010 yılı itibariyle iç enerji tüketiminin %12 sinin bu kaynaklardan karşılanmasına göre üye ülkelere değer biçmelidir. Hedeflere ulaşmada eğer gerekirse komisyon zorunlu hedefler içeren önerileri Avrupa Parlamentosu ve Konseyine sunmalıdır” hükmü vardır. Direktifin “Ulusal Belirtici Hedefler” bölümünde de, “Üye ülkeler ulusal hedeflerine ulaşmada ilerleme göstermelidirler. Ulusal belirleyici hedefler 2010 yılı itibariyle ulusal enerji tüketiminin %12’sini ve yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik payı da %22,1’ini kapsayacak şekilde olmalıdır” hükmüne yer verilmiştir. Hedeflere ulaşma sonuçlarının Komisyon’ca ilk olarak 27 Ekim 2004 tarihinden geç olmayacak ve takip eden her 2 yılda bir rapor halinde yayınlanması da hükme bağlanmıştır. Bu raporlar Avrupa Parlamentosu’nun ve AB Konseyi’nin önerileri ile bütünleşik biçimde yayınlanacaktır.
 
Söz konusu direktifin kapsamına giren yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili tanım da direktifte şöyle yapılmıştır:
  
“Yenilenebilir enerji kaynakları” yenilenebilir fosil kaynaklı olmayan enerji kaynakları (rüzgar, güneş, jeotermal, dalga, gel-git, hidrolik, biyokütle, katı atık gazı, lağım gazı santralları ve biyogaz),
“Biyokütle” tarımsal (bitkisel ve hayvansal atıklar) atık ve artıklardan, orman ve ilgili sanayilerden üretim,
“Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi” sadece yenilenebilir enerji kaynağı kullanarak çalışan santrallardan üretilen elektrik,
“Elektrik tüketimi” otoprodüktörlük içeren, ithalat pozitif, ihracat negatif olan ulusal elektrik üretimi.
 
AB üyesi ülkelerde ulusal seviyede yenilenebilir enerji kaynakları için yeşil sertifika, yatırım yardımı, vergi muafiyeti ya da indirimi, direkt ödeme gibi farklı destek mekanizmaları işletilmektedir. Direktifin amacına ulaşması için ortak komite çalışması işler duruma gelinceye kadar, yatırımcıların güvenini kazanmak açısından bu tür mekanizmaların işler hale geldiği garanti edilmektedir. Bu çalışmalar yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin, yenilenebilir olmayan enerji kaynaklarıyla yarışabilir duruma getirilmesine yöneliktir. Ancak, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin artışının yaygınlaştırılması, ekonominin büyümesine katkı ve bunun yanında maliyetlerin düşmesine imkân tanıma amacına yöneliktir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişmesinde yerel ve bölgesel gelişme fırsatları, ihraç imkânı, sosyal birliktelik ve bağımsız olarak çalışan küçük ve orta dereceli işverenlere sunulan fırsatlar da hesaba katılmaktadır.
 
Direktifte, Destek Projeleri, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Sağlanacak Elektrik İçin Destek Garantisi, İşletme Prosedürleri, Elektrik Şebeke Dağıtıcıları gibi konulara da ayrı bölümler halinde yer verilmiştir. Destek garantisi için elektriğin hangi tür kaynaktan geldiğinin, üretim yeri ve tarihinin, kapasitesinin belirlenmesi istenmekte, ancak ondan sonra yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin direktifler yoluyla satılması için üreticilere imkân tanınmasının söz konusu olacağı söylenmektedir ki, bu hükümler Yeşil Sertifika’nın temelini oluşturmaktadır.
 

AB MÜZAKERE SÜRECİNDE RESSİAD’IN GÖREVİ

 

AB ile müzakere süreci sadece hükümet temsilcileri, ilgili bakanlık bürokratları ile yürütülecek bir iş değildir. Önceki ülkelerin üyelik müzakerelerinde görüldüğü gibi, sivil toplum kuruluşları burada etkin görevler üstlenmektedir. Türkiye bin kişiyi aşkın sektör müzakerecilerini hazır etmek zorundadır. AB ile yapılacak müzakereler 31 konuda toplanmaktadır. Bu 31 konu aşağıdaki biçimde sıralanmaktadır:
 
1. Malların serbest dolaşımı
16. Küçük ve orta ölçekli işletmeler
2. şahısların serbest dolaşımı
17. Bilim ve araştırma
3. Hizmetlerin temini hürriyeti
18. Eğitim ve öğretim
4. Sermayenin serbest dolaşımı
19. Telekomünikasyon ve haberleşme
5. Şirketler hukuku
20. Kültür politikası
6. Rekabet politikası
21. Bölgesel politikalar
7. Tarım
22. Çevre
8. Balıkçılık
23. Tüketicilerin korunması
9. Ulaşım politikası
24. Adalet ve içişleri
10. Vergilendirme
25. Gümrük birliği
11. İktisadi ve parasal birlik
26. Dış ilişkiler
12. İstatistik
27. Ortak güvenlik politikası
13. Sosyal işler
28. Mali kontrol
14. Enerji
29. Maliye ve bütçe
15. Sanayi politikası
30. Kuruluşlar
 
31. Diğer

RESSİAD bu müzakere konuları içinde 14 nolu konu olan ENERJİ alanında ve 22 nolu konu olan Çevre alanında temsil edilmek ve üzerine düşen görevi yerine getirmek için hazırdır. Diğer ilgili konularda da RESSİAD tarafından izlenerek, gerekli görüşlerimiz sırası geldiğinde ilgili makam ve komisyonlara sunulacaktır. Bundan böyle RESSİAD, AB’nin enerji otoriteleri ile sürekli temas halinde olmayı görev edinmiştir. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarımız, başta hidrolik potansiyelimizi ve rüzgâr potansiyelimiz AB direktiflerine uygun koşullar içinde değerlendirilmelidir. Bunun için yabancı sermaye ile işbirliği en üst düzeye çıkarılmalı, birlikte değerlendireceğimiz kaynaklardan üretilecek yenilenebilir enerjiler elektriği, AB sınırları içinde serbestçe ticareti yapılan bir meta durumuna getirilmelidir.
 
Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR
Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi
 
Okunma  Okunma : 3696
Yazdırılabilir Sayfa Yazdirilabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Gorusleriniz

PROJELERİ TÜRK İŞADAMI TANJU KARABUNAR ALDI
LISANSIZ URETIM 1000 KW'ya ÇIKIYOR
ECOENERJİ'den tarihi hamle
ECOENERJI Yeni kadrosuyla, yeni adresinde
ECOTECH 500 DIRECT DRIVE
6 Adet 500 KW Satılık
ENERJIDE MUTHIS HAMLE
HERKES ELEKTRIK SATABILECEK

Eğer elektrik üretme imkanınız olsaydı ?..





 ECO ENERJY © 2009 Tüm Haklary Saklydyr  |  Panel

SITE DESIGNED BY BLUE RISE